3 Nisan 2019 Perşembe 2019

3 Nisan 2019 Perşembe 2019 3 Nisan 2019 Perşembe

22 Kasım 2019 Pazar

Tane Baharatlı Brokoli Kavurması

Mevsimin dönmesiyle kış sebzeleri mutfağımı renklendirmeye başladı. Kış mevsiminin zihinlerde yarattığı puslu beyaz gri algının tam tersine pazar tezgahları yazla yarışacak denli renkli. Brokolinin yeşil ağaçları da her gördüğümde gel beni al diyor. 
Çocukluğumda bilmediğim mutfağımız için nisbeten yeni bir sebze brokoli. Tanışmam geç oldu ama güç olmadı. Salatası, çorbası, yoğurtlaması, kavurması ile mutfağımdaki yerini sabitledi.

Neler kullandım:
Yarım kilo brokoli
1 adet irice soğan
1 diş sarmısak
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı zerdeçal
Birer çay kaşığı tane hardal, tane kimyon

Nasıl yaptım:
Brokoli ağaççıklarını ayırıp yıkadıktan sonra buharda 10 dakika pişirdim.
İrice bir soğanı yemeklik doğrayıp orta hararetli ocakta zeytinyağıyla şeffaflaşana kadar kavurdum. Hardal ve kimyon tohumunu ekleyerek 1 dakika daha çevirdim. Tuzda ezdiğim sarmısağı ve zerdeçalı da ekleyerek 1-2 dakika daha karıştırarak pişirdim. Buhardan aldığım brokolileri sıcak sıcak tavaya koydum ve 5 dakika daha çevirerek pişirdim.
Ana yemeğin yanında eşlikçi olmak üzere sıcak olarak sofraya getirdim.
Afiyet olsun...

Gönderen sarkaç

7 Kasım 2019 Cumartesi

Balkabağı Kavurması


Geçen yıl pazardan aldığımız balkabaklarının çekirdeklerinin bir kısmını saklamıştım. Yazın çekirdekleri ekince mini bir balkabağı tarlamız oldu. Ürün olarak da 4 tane balkabağımız oldu. Kabak ürünümüz azdı ama yaz boyunca verdiği çiçeklerle bolca kabak çiçeği dolması yedik. 
Balkabağından çeşit çeşit yemek yapılıyor. Bugün sıra kavurmasında. Yabancıların balkabağı keklerine-turtalarına ekledikleri baharatlardan birkaç tanesini de kavurmama katarak klasik mutfağımızın dışına uzandım.
Neler kullandım:
Yarım kilo balkabağı
250 gram arpacık soğan
3-4 diş sarmısak
2 çorba kaşığı zeytinyağı
Birer silme çay kaşığı dövülmüş karanfil, toz zencefil, toz yenibahar, rendelenmiş muskat
Tuz, az miktarda kıyılmış maydanoz, dereotu, nane
Nasıl yaptım:
Fazla yağ istemediği için kavurmaları actifryda yapmayı seviyorum. Önce boş çalıştırarak biraz tavayı ısıttım. Arpacık soğanları kabuklarıyla yıkadıktan sonra iki ucundan azıcık kestim ve kabukları ile birlikte tavaya koydum, 1 çorba kaşığı zeytinyağı ekledim.
Soğanlar kavrulurken balkabağını soydum ve küçük küpler halinde doğradım. Soğanlar kızarınca tavadan aldım. Tavaya balkabaklarını, sarmısakları ve bir çorba kaşığı daha zeytinyağını ekledim. Pişmiş soğanların kabuklarını çıkardım. Yeşillikleri kıydım. 

Balkabakları kızarınca tuz ve baharatları ekledim, 2 dakika daha çalıştırmaya devam ettim. Baharat ve tuz kabaklarla iyce karıştıktan sonra geniş bir kaba aldım. Sarmısakların kabuğunu çıkardım. Soğumadan soğan ve yeşilliklerle karıştırıp servis tabağına aldım. İsteyene yoğurtla isteyen sade olarak servis yaptım.
Afiyet olsun...
Gönderen sarkaç

30 Ekim 2019 Cuma

Mercimekli Dolma Biber

Dolma yapmak için seçmiştim minik biberleri ama içimden gelmedi pirinçli birşeyler yemek. Dolapta bekleme süreleri artınca başka bir şekilde değerlendirmeyi düşündüm.
Sofrada  minik atıştırmalıkların yer almasını seviyorum. Dolmalık biberleri de masayı süsleyecek minik atıştırmalıklara dönüştürmeye çalıştım ve evdeki malzemeleri kullanarak dolma biber çanağında mercimek sunmaya karar verdim.
Neler kullandım:
Yarım kilo minik boy dolmalık biber
1 büyük soğan
1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
1 tatlı kaşığı acı biber salçası
3 çorba kaşığı zeytinyağı
Birer avuç taze nane, dereotu, maydanoz, kekik
1 çay kaşığı kimyon
Az miktarda karabiber
Peynir dilimleri
Nasıl yaptım:
Biberleri enlemesine ortadan ikiye böldüm. Çekirdeklerini temizledikten sonra tost makinesinde hafifçe közledim.
İnce doğranmış soğanı yağda şefaflaşana kadar çevirdim. Salçayı ekleyip biraz daha kavurmaya devam ettim. Haşlanmış mercimekleri ekledim, 2-3 dakika birlikte çevirdim. Yeşillikleri, tuz ve baharatları ekleyip karıştırdım ve ocağın altını kapadım.
Fırın kabına aldığım dolmalık biberlerin içine hazırladığım harcı dağıttım. Oğlum eriyen peyniri sevmediği için sert tulum peynirinden dilimler keserek üzerlerine yerleştirdim.
250 derecede, orta rafta, peynirler hafif kızarana kadar yaklaşık 15 dakika fırınladım. Servis tabağına aldıktan sonra üzerlerine sızma zeytinyağı gezidirdim. 
Afiyet olsun...
Gönderen sarkaç

28 Ekim 2019 Çarşamba

Yaza Patlıcanla Veda

Sebzelerin mevsimi dışında soframa gelmesi pek nadir olur. Mevsimlerinde kullanıp, araya özleme periyodları koymayı seviyorum. Yeni mevsimin sebzelerinin çıkmasını beklemek farklı bir heyecan katıyor mutfak hayatıma. Mevsimin ilk sebzesini pişirip sofraya getirdiğimde, babamdan edindiğim alışkanlıkla, "Bir dahaki mevsime, yine bu sofrada hep beraber huzurla olalım" diye dua ederek alınan ilk lokmanın tadı bambaşka benim için.
Mevsimlere "hoşgeldin"ler gibi, "güle güle"ler  de var elbette. Bazen kabakla, bazen fasulyeyle, bazen patlıcanla. Çünkü en uzun dayanan yaz sebzeleri bunlar.Bol yağmurlu güneşsiz bir güne denk geldi yaza veda sofram. Sadece yaz sebzelerine değil, yaza da veda ettik.
Veda soframın başkonuğu patlıcandı. Pazarda yaz tarlasının son ürününü satan bir köylüden aldım minik patlıcanları. 7-8 santim var yok. Hepsi şeker gibi, bir tek çekirdek yok içlerinde. Daha alırken karar verdim çığırtma yapmaya.
Çığırtma zor bir yemek değil ama pişirmesi için en azından  2-3 saati gözden çıkarmak gerek. Patlıcanlarımın minikliği pişme süresini birazcık azaltacak.
Minik patlıcanları alacalı soymaya kıyamadım, derisini olduğu gibi bıraktım. Spiral kesikler atmalıydım ama kopmalarından çekinip boyuna üç kesik attım. Biber olmazsa olmazımız. Onların da çekirdeklerini çıkardım. 

Kalın tabanlı yayvan bir tencerenin dibini kaplayacak ama 1-2 milimden fazla kalınlık oluşturmayacak kadar zeytinyağı döktüm. Önce patlıcanları, üstüne biberleri dizdim. Tencerenin kapağını kapadım. Ocağımın en küçük gözünün en kısık ateşine koydum. Yaklaşık 45 dakika hiç ellemeden pişmesini bekledim. Patlıcanları ters yüz edip çığıra çığıra pişmesi için yarım saat daha bekledim.
Bu arada birkaç domatesi rendeledim. 3-4 diş sarmısağı irice kıydım. Patlıcanların her iki yüzü de iyice kızarınca üzerine domates rendesi ve sarmısakları döktüm. Tuz serptim. Ocağı orta hararete getirdim. Domates suyunu çekince altını kapadım. Yemeğim ılık veya soğuk yenmek üzere servise hazır.
Afiyet olsun...
Gönderen sarkaç

7 Ekim 2019 Çarşamba

Patlıcan Kavurma


Rahmetlı babam patlıcanın kızartılmasını gerektiren karnıyarık ve musakka gibi yemeklerini tercih ederdi. Yüksek tansiyon teşhisi alıp kızartmalardan uzak durması istenince, rahmetli annem biraz kızartma lezzeti içeren ama kızartma kadar zararlı olmayan patlıcan kavurmalarına yer vermeye başladı mutfağımızda.
Ara sıra ben de yapıyordum patlıcan kavurmasını ama patlıcanları fırında pişirmeye başladığımdan beri unutmuştum bu yemeği. Sağolsun kayınvalidem yeniden hatırlattı bana bu güzel lezzeti.
Sebze, meyve yetiştirmekten pek anladığımız yok. Yine de 2-3 metrekarelik minik bir tarla yapmaktan da vazgeçmiyoruz. Bugün kopardığımız minik tarlamızın ürünü kocaman bir topan patlıcanı kavurma yapmakta kullandım. Biber hasadımızdan da tadımlık ekledim. Gerisi için pazardaki üreticiler varolsun.
Neler Kullandım:
1 büyük topan patlıcan
2 avuç yeşil biber
1 büyük kırmız biber
2 iri domates
2 diş samısak
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Tuz, kırmızı pul biber
Nasıl Yaptım:
Patlıcanı ve domatesi küp küp kestim. Biberleri de benzer büyüklükte doğradım. Sarmısağı ince ince kıydım.
Patlıcanları tencereye aldım. Yağ ekleyerek orta hararetli ocakta kapağı kapalı olarak ve ara ara karıştırak 5 dakika kadar çevirdim. Biberleri ekledim aynı şekilde devam ettim. Patlıcanlar hafif kızarınca sarmısak, tuz ve pul biberi üzerine ekledim ve karıştırdım. Üzerine domatesleri döküp kapağını kapadım ve 10 dakika kısık ateşte pişirdim. Domatesleri patlıcanlarla karıştırıp bir süre daha pişirdim. 
Yemeğimiz ılık veya soğuk olarak servis dilebilir. Afiyet olsun...
Gönderen sarkaç

5 Eylül 2019 Cumartesi

Hint Esintili Kuru Börülce

Taze börülce mevsiminde kuru börülce yapılır mı?
Kurular çok bereketli erzaklar. 1 kilo börülceyi bitirmek aylar sürüyor. Kışın aldığım börülce bu zamana kadar sarkınca yeni sezon mahsülüne yer açmak için bitirmeye karar verdim. Farklı tarifler arayışım bir kez daha Hint mutfağı ile buluşturdu beni.
Hint yemeklerinin ortak özelliği bol baharat kullanımı. Çok yoğun veya çok çeşit baharatlı tatlar bana pek hitap etmese de ilgimi çeken bir kuru börülce tarifine ulaştım. Baharat çeşidini ve miktarını azaltarak korka korka denedim bu tarifi. Önerilen hardal, kimyon tohumu, kişniş gibi bazı malzemeler evde olsaydı kullanırdım. Tarçın ve karanfilden korkmama rağmen haşlanan börülceye verdikleri tada bayıldım.
Aşırı baharattan uzak durmayı seçmiş biri olmama rağmen ulaştığım lezzeti hiç tahmin edemeyeceğim kadar beğendim ve sizlerle de paylaşmak istedim. Damak tadına uyan olursa belki denemek ister. Ama uyarmı da yapayım, benim gibi arapsaçı, rezene kokusunun müptelası olmayanlar rezene kokusu ve tadından rahatsız olabilirler. Diğer baharatlar için de geçerli elbette bu uyarım. Damak tadınıza uyup uymayacağını hayalinizde canlandırmadan hiç bir Hint esintili yemeği denemeyin derim.
Kendime göre yaptığım tarif aşağıda. Orjinal tarifi ise buradan alabilirsiniz.
Neler Kullandım:
1 su bardağı börülce
1 defne yaprağı
3-4 kakule, kabukları çıkarılarak
1 kabuk tarçın
3-4 karanfil
2 orta boy patates
1 çay kaşığı rezene
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 adet iri soğan
2 adet yeşil biber
1 adet irice domates
Yarım çay kaşığı zerdeçal
Yarım çay kaşığı kırmızı toz biber
1 çay kaşığı acı pul biber
Çeyrek çay kaşığı muskat rendesi
2 diş ezilmiş sarmısak
1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil 
1 avuç maydanoz
Nasıl Yaptım:
Börülceyi akşamdan sıcak suyla ıslattım. Ertesi gün yıkayıp, üzerini 1 parmak kadar geçecek kadar su, defne yaprağı, kakule, tarçın kabuğu, karanfil ve biraz tuz ekleyip kaynatarak pişirdim. Defne yaprağı ve tarçını çıkarıp süzdüm.
Patatesleri haşlayıp ezdim, üzerine muskat rendeledim. 
Soğan, biber, domates ve maydanozu kıydım. Sarmısağı ezip, zencefili rendeledim.
Bir tavaya zeytinyağını ve rezene tohumlarını koydum. Kokusunu verene kadar çok kısa süreli kavurdum. Soğan ve biberi ekleyip kavurmaya devam ettim. Soğanlar yumuşayınca sarmısak ve zencefili ilave ederek çevirdim. Zerdaçal ve toz biberi de ekleyerek bir kez daha çevirdim. Domatesi ekledim 3-4 dakika pişirdim. Pul biber ve maydanozları da ilave edip karıştırdım. Son olarak püre ve börülceyi de koyarak 1-2 dakika daha pişirdim. Sıcak olarak servis yaptım.
Afiyet olsun...
Gönderen sarkaç

4 Mart 2019 Çarşamba

Yemeklik Balkabağı

Blog dostum Sevgili Mine  kabak mevsiminin geçtiğini hatırlatmış, nazikçe artık yeni birşeyler ekle bloguna demiş. Sağolsun blog dostları, aranmak güzel. 
Izgara kabak Salatısını yaptığım yazlık kabakların mevsimi geçti ama kışlık kabakların zamanı şimdi. Kabak üstüne kabakla kabak tadı vermem umarım.
Pazarda görünce bu yeşil balkabağını merak edip aldık. Tatlı yaptığımız balkabaklarını hep alırız da yeşil balkabağı almamıştık daha önce. Yeşil balkabakları yemeklikmiş, tatlı yapılmazmış. Peki dedik, ayaküstü bir yemek tarifi aldık ve döndük mutfağımıza.
Küp küp doğrayın demişti tarifi veren.. Üstüne yemeklik doğranmış soğan, onun üstüne domates... Tuz, pul biber ve zeytinyağı da gezdirin kısık ateşte pişirin. Bu kadar basit.
İlk dikkatimi çeken tatlı balkabaklarına göre çok yumuşak kabuklu olması ve kolayca soyulabilmesiydi. Bu özelliğine ne kadar sevindiğimi anlatamam.
Verilen tarife ilaveler yapmaya gerek duymadan pişirdim olduğu gibi. üzerine kabağın olmazsa olmazı nane kıydım ve servise hazır.
Sonuç ne derseniz; Kabaktı, bildiğimiz kabak. Bir değişik fikir, kabağı sevmeyen oğlumun yeşil balkabağının tadını yazlık kabaklardan daha güzel ve yenilebilir bulması.
Koskoca kabak sadece zeytinyağlı yemek olarak tüketilmedi elbette. Kesilse bile saklamaya dayanıklıydı. Farklık zamanlarda farklı yemekler olarak tüketildi. Bir kısmı rendelenerek pirinçli kabak çorbası yapıldı. kalan kısmı ise rendelelenip soğanla kavrularak börek içi olarak kullanıldı.

Çekirdekleri de kurutuldu, yenmeye kıyılamadı ve bahçeye ekmek üzere ayrıldı
Afiyet Olsun...
Gönderen sarkaç

14 Ağustos 2019 Perşembe

Izgara Kabak Salatası

Salata dediğime bakmayın, bir tabakta bir öğünlük yemek oldu bize. Hem de yaz sıcakları ile dost bir yemek...
Neler kullandım:
2 adet sakız kabağı
Bal kabağı, yaklaşık bir sakız kabağı büyüklüğünde bir parça
2 dilim ekmek
2 dilim beyaz peynir
Bir tutam maydanoz, nane, dereotu
1 diş sarmısak
1 limonun suyu
2 çorba kaşığı sızma zeytinyağı
İri çekilmiş karabiber

Nasıl yaptım:
Kabakları boylamasına ince ince dildim, ekmekleri küp küp doğradım, ızgarada kızarttım.
Samısağı tuzla iyice ezdim. Limon suyu, zeytinyağı, karabiber ve kıyılmış yeşilliklerle karıştırarak bir sos hazırladım. Izgarada kızarmış ekmek küplerini bu sosun içine koyarak harmanladım. Ekmekleri karışımdan alarak servis tabağının ortasına yerleştirdim. Izgara kabakları üzerine koydum. Beyaz peyniri elimle ufaladım. Kapta kalan sosu kabakların üzerine gezdirdim.
Afiyet olsun....
Gönderen sarkaç

18 Temmuz 2019 Cuma

Fırında Limonlu Patlıcan


Orjinal tarifi burada gördüm. Patlıcan ve ekşiyi de çok yakıştırırım, ekşili patlıcanı da çok severim. Bu tarzda pişirilmiş patlıcanın ana yemeklerin yanına bir eşlikçi olabileceği gibi, tek başına da hafif bir öğün olacağını düşündüm. 
Topan patlıcan ile daha bol içli, daha güzel olur ama ben dayanamayıp kemer patlıcanlarıma uyguladım tarifi. Birebir ölçüleri yukarıdaki linkden alabilirsiniz, ben kullandığım miktarları yazıyorum.Tarifde derin fırın kabına yerleştirmeyi öneriyor, nedeni de çok mantıklı ama benim derin fırın kabım yoktu.
Neler kullandım:
3 adet kemer patlıcanı
2 adet limon
3 diş sarmısak
Dereotu (Tarifdeki taze kekik  ama evde olmayınca dereotu ile değiştirdim.)
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Karabiber, tuz

Nasıl yaptım:
Patlıcanları yıkadıktan sonra, sapı kalacak şekilde yeşil kısımlarını biraz traşladım.
Üstte patlıcanın üçte bir, altta üçte ikisi kalacak şekilde ortanın biraz üstünden  boylamasına bir kesi yaptım. Sap kısmına 1-2 santim kalacak şekilde kestim ki patlıcan iki parçaya ayrılmasın. Kalın olan kısım alta gelecek, alt taraf daha kolay pişeceği için.
Bir limonu yuvarlak dilimler halinde kestim. Diğer limonun suyunu sıktım.
Sarmısakları da boylamasına 3-4 parçaya kestim.
Limon suyu, zeytinyağı, tuz ve karabiberi çırptım. Patlıcanın kesilmiş yüzlerine bu karışımdan sürdüm ve 2-3 parça sarmısak batırdım. Limon dilimlerini ve dereotunu yerleştirdim. Kalın kısım alta gelecek şekilde bir fırın kabına yerleştirdim.Etraflarına birkaç parça biber koydum.Artan karışımdan üzerlerine gezdirdim. Kabın üzerini aluminyum folyo ile kapatıp 250 derecede ısınmış fırının en alt seviyesine koydum. Yaklaşık 40 dakika sonra folyoyu kaldırdım, ve ızgara konumunda 5-10 dakika daha pişirdim.
Bir çeşit ekşili patlıcan közlemesi gibi oldu tadı. Limon sayesinde dilinen bölümler bembeyaz kaldı. Kaşıkla içini kazıyarak yenebilir ama kabukları da yenebilecek şekilde pişmişti. Ekşili yağ içinde pişmiş biberlerin lezzeti bir başka güzeldi.
Afiyet olsun...

Gönderen sarkaç

21 Mayıs 2019 Çarşamba

Asma Yaprağında Enginar


Enginarı dolma olarak seviyoruz ama enginar mevsiminin sonuna geldik. Taç yaprakları sertleşen enginarlardan dolma yapmak artık mümkün değil. Bu tarifteki yöntemi kullanarak enginar dolması nevsimini uzatmak mümkün oldu.
Enginarı asma yaprağına sarma fikrini Tümay'ın mutfağı'ndan aldım ama bizim evde İstanbul usulü üzümlü-fıstıklı dolma değil de İzmir usulü yalancı dolma içi sevildiğinden benim tarifim farklı oldu. Zeytinyağlı dolma üzümsüz-fıstıksız olmaz diyenler için Tümay'ın Mutfağında güzel bir tarif sizi bekliyor.
 Malzemeler
7 adet orta boy temizlenmiş yıkanmış enginar çanağı
30-35 adet taze asma yaparağı
7 tatlı kaşığı pirinç
2 büyük boy kuru soğan
7-8 adet taze soğan 
Yarım çay bardağı limon suyu
1 çay bardağı zeytinyağı , tercihen sızma
1 demet dereotu
Yarım demet maydanoz
Yarım demet nane
Karabiber, tuz,
Yapılışı
Taze asma yaprakları 8-10lu demetler halinde kaynayan suya atılır. Rengi değişince ters yüz edillir. Diğer tarafının rengi de değişince çıkarılır. Soğumaya bırakılır.
Kuru soğanlar çentilerek doğranır. Taze soğan ve yeşillikler kıyılır. Tüm dolma harcı malzemeleri karıştırılır.
Enginarlar muhafaza edildiği limonlu sudan çıkarılır, iyice yıkanır. Limonla ovulur.
Asma yapraklarının 4-5 tanesi aralarında açık alan kalmayacak ve bir daire oluşturacak şekilde düz bir yüzeye serilir. Ortasına enginar çanağı yerleştirilir ve içine 2-3 kaşık iç konur. Yapraklar üzerine kapatılarak enginarın tamamı sarılır.
Dibine kullanılan yeşilliklerin sapları yıkanıp konmuş tencereye pirinçli kısım alta gelecek şekilde yerleştirilir. İzmir usulü yalancı dolmada pirinç kavrulmadığı için bu şekilde yerleştirildiğinde pirincin pişmesi daha kolay olacak. Sarmaların üzerlerine fırça ile biraz zeytinyağı sürülür. 1 çay bardağı su eklenir. Orta ateşte kaynayıncaya kadar beklenir, sonra altı kısılarak 40-45 dakika pişirilir. Ara ara suyu kontrol edilir, gerekirse azar azar sıcak su ilave edilir.
Enginarları kıyılmış dereotuyla karıştırdığım yoğurtla servis yaptım. Enginarı yoğurtla sevmeyenler için ekşili soslar da kullanılabilir.
Afiyet olsun
Gönderen sarkaç

26 Nisan 2019 Cumartesi

Zeytinyağlı Enginar Dolması (2)

Yıllardır enginar dolması pişiririm. Her zaman yaptığım dolmayı daha önce paylaşmıştım. 
Dün Sevgili Arnavut Ciğeri'nin hazırladığı enginar dolmasını gördüm. Enginarların pişirme ve sunum şekli çok hoşuma gitti. Enginar dolmasında özleşmiş, enginarın muhteşem lezzetli suyu ile yumuşamış pirinçlerin tadına bayılırım. Enginarları tabanı alta gelecek şekilde doldurduğumuzda pirinçler tane tane kalır, fazla pişirmeye kalkınca da enginarlar dağılır. Pirinçler önceden kavrulup, ıslatıldığında daha kolay yumuşar ama bu kez de enginarın tadını yeterince içine çekmemiş olur.
Blog arkadaşımda gördüğüm bu tarifi hemen uygulamalıyım diyerek bugün aldığım enginarları ters pişirdim. Gerçi biraz erken kapatmışım, pirinçler henüz rizotto kıvamına ulaşmamış ama bir dahaki sefere doğru ayarı tutturabilecğimi düşünüyorum.


Enginarları saplarının bir kısmı kalacak şekilde temizledim. Limon ile ovaladım ve limonlu unlu suya koydum. Olabildiğince az tuz tüketmeye çalıştığım için tuz koymadım ama tam tarifi Sevgili Arnavut Ciğeri'nin blogundan alabilirsiniz.Resimdeki su miktarının azlığına bakmayın, tam yıkamak için suyunu dökerken aklıma geldi resim çekmek.
Bahçedeki minik asmamın yapraklarından da topladım biraz. Aslında karartır diye enginarın yanına yaprak sarmak istenmez ama az miktardaki tazecik yapraklarıda değerlendirmek istedim.


Enginarlarımı doldurup üzerine bir kaç enginar taç yaprağı ile kapatıp ters çevirerek yerleştirdim dolmamı. Aralarına da sarmalarımı dizdim. Limonlu su gezdirdim üzerlerine. Mutfağımda hiç yüksek tencere olmadığını fark ettim. Sığmayınca, sapları biraz bükerek kapattım kapağını.
Kaynayana kadar orta, daha sonra kısık ateşte 45-50 dakika kadar pişirdim.
Afiyet Olsun...
Sevgili Arnavut Ciğeri'ne beni bu pişirme yöntemiyle tanıştırdığı için çok teşekkür ediyorum.
Gönderen sarkaç

6 Nisan 2019 Pazar

Günlerden günler...


Hava çok güzel, güneş pırıl pırıl. 
Mor salkımların kokusu sarhoş ediyor insanı. 

Bahar dallarının çiçekleri azaldı, yaprağa döndüler artık baharı bitirircesine.

Gülgillerin öncülleri tomurcuklandı, açtı bile.
Kırmızı begonvil güneş kadar yakıcı.
İçeri giresi yok insanın ama akşam olup güneş çekilince soğuk iliklere işliyor.
Eve kaçarken mor salkımlarlardan bir kaç dal ile bahar evin içine taşınıyor.
Üşüdük içimiz ısınsın bir tas çorbayla.
Kolay tarafından yumurtalı ıspanak gelsin arkasından.
Çocuklarımın hazırladığı pasta ile de minik bir kutlama ve sahip olduklarımıza binlerce şükür...

Gönderen sarkaç

3 Nisan 2019 Perşembe

Enginarlı İç Bakla Yemeği

Enginar'ın en güzel zamanı şimdi. Baklalar da yeni yeni içleniyor. Henüz minik minik ve tazecikler, iç kabuklarını ayıklamaya gerek kalmadan pişirip yenecek kıvamdalar. Bu kıvamı kaçırmamak gerekli değil mi?
Neler Gerekli:
2 adet enginar
Yarım kilo iç bakla
1 adet büyük kuru soğan
3-4 adet taze soğan
Yarım limonun suyu
3 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı un
Dereotu
Enginarları bekleteceğimiz su için de yarım limon suyu, limonun kabukları ve 1 yemek kaşığı un.
Bir arkadaşımda gördüm. Enginarları buzdolabına koyuyordu. Şaşırdım; "Aaa enginarları buzdolabına mı koyuyorsun?" "Eee, nereye koyacaktım" dedi, sorumu çok anlamsız bulmuştu. 
Yıllarca enginar yetiştirmiş bir ailenin kızıydı annem. Enginar alındı mı su dolu bir kaba yerleştirilirdi enginarlar, bir vazoya çiçek yerleştirir gibi. Buzdolabı olmayan zamanlardan kalan bir alışkanlık mı diye sorguladım kendimi. Ama hayır, sapları su içine yerleştirilmiş enginarlar günlerce diriliğini korur, mutfak tezgahını da güzel görüntüsüyle süsler. Ben hala annemden gördüğüm şekilde su dolu kavanoza yerleştirerek bekletiyorum pişirene kadar.
Nasıl yaptım:
Enginarları ayıkladım, taze yenebilecek taç yaprakları da üzerinde kalacak şekilde. Her bir enginarı 8 parçaya bölüp limon ve un içeren suya koydum.
Baklaların içlerini çıkardım. Çok taze oldukları için iç kabuklarına dokunmadım.
Soğanları ince doğradım.
Enginarları ve iç baklayı yıkayıp tencereye koydum. Soğanları, limon suyunu, yağ, şeker ve tuzu ekledim. Orta ateşte kendi suyunu çekene kadar ara ara nazikçe çevirerek pişirdim.
Salata değil, yemek olacağı için biraz sulu olmasını istiyorum. 1 su bardağı sıcak suyu ve 1 tatlı kaşığı unu da serpeledikten sonra ocağın altını kısarak sebzeler yumuşayana kadar pişirdim. Ilıdıktan sonra servis yaparken dereotu ile renklendirdim ve tatlandırdım.
3 Nisan 2019 Perşembe 2019

3 Nisan 2019 Perşembe 2019

Related news

  • Kurban bayramı mesajları 2019 paylaş
  • Bellona düğün paketi (2)
  • Fue Saç Ekimi Nedir
  • Patlıcanlı Tavuk Eti Tarifi
  • Kilo Verdiren Gıda Takviyeleri

  • 3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe


    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe

    3 Nisan 2019 Perşembe